Mus'ab Bin Umeyr ve Davet / Fecr Yayınları / Ali Haydar Zuğurlu
Mus’ab, odanın kapısından içeri girdi.; Henüz yeni abdest almıştı.; Odanın ortasında durduğunda beyaz gömleğinin kollarını düzeltti.; Siyah sakalının üzerindeki su damlaları süzülerek billurlaşıyordu.; Siyah ve gür sakalı, yüzünün aydınlığını yanaklarında toplamıştı.; Parlayan gözleri birer yakamoz, ışıldayan dişleri birer inciydi.; Uzun saçları, yer yer kıvrım kıvrımdı.; Bakakalmıştık! Hz.; Yusuf Peygamber’i hatırlayıp “Mus’ab da bu ümmetin Yusuf’udur.; ” demekten kendimizi alamamıştık.; Latif insan Mus’ab!Şimdi otuz yedi yaşındadır.; Beyazımsı teni, nurani yüzü, birçok insanı kendine hayran bıraktırıyor.; Kulakların üs-tüne dökülen siyah saçları ve yüzünü çevreleyen gür sakalı güzelliğine güzellik katıyor.; O, bakanlara zarafetin görülmemiş billurluğunu sunuyor.; O, yüzlerce insan içinde de olsa duruşu ve olgunluğuyla fark ediliyor.; Konuşunca tane tane konuşuyor; sözlerini sanki bir süzgeçten geçirerek bir bir damlatıyor.; Vallahi Mus’ab’ın oturuşu, duruşu ve anlattıklarına doyum olmuyor.